COVID-19 Pandemisi Psikolojik Yönden Bizleri Nasıl Etkiliyor?

2019 yılının Aralık ayında dünyanın en yüksek nüfusa sahip olan ülkesi Çin’de ortaya çıkan, kısa bir zaman diliminde dünyaya ve de ülkemize yayılarak pandemi haline gelen COVID-19, insanları sosyal, ekonomik, fizyolojik ve psikolojik yönden olumsuz etkilemeye devam ediyor. Evde karantina altında kalan veya salgın riskine rağmen çalışmaya devam eden tüm insanlarda stres, kaygı, sevdiklerini kaybetme korkusu ve daha birçok tetikleyici etkenden dolayı psikolojik sorunların ortaya çıkma olasılığı çok büyük oranda artıyor. COVID-19 salgını kontrol altına alınana dek yaşamaya devam edeceğimiz bu süreçte ve sonrasında psikolojik sorunları önlemek adına hepimizin bazı önlemler alması gerekiyor. Özel Mediliv Tıp Merkezi uzmanlarından Psikiyatr Dr. Orhan Aykanat, pandemi sürecinde psikolojik sağlığın korunması açısından neler yapılması gerektiğine ilişkin en sık sorulan soruları yanıtlıyor.

COVID-19’un İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Neler?

Bulaşıcılığı çok yüksek olan ve özellikle 60 yaş üzeri ve kronik hastalığı olan bireyler için ölümcül olabilen bir viral enfeksiyonun söz konusu olduğu şu günlerde insanlarda sağlığını kaybetme korkusu, sevdiklerine hastalık bulaştırma kaygısı gibi endişeler ön plana çıkıyor. Bu endişelerin ruh sağlığı üzerinde oluşturduğu baskı şiddetlendiği zaman sağlıklı düşünebilme yeteneğini kaybetme olasılığı artıyor. Buna ek olarak salgına bağlı olarak maddi geliri azalan kişilerde ekonomik kaygıların oluşturduğu stres ile sosyal izolasyon nedeniyle aile ve arkadaşlarla görüşememe gibi nedenlere bağlı olarak da psikolojik sorunlar gelişebiliyor.

COVID-19 Salgınında Hangi Psikolojik Sorunların Görülme Olasılığı Artıyor?

COVID-19 salgını sürecinde yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı oluşan kaygı ve stres, salgın öncesi dönemde ruh sağlığına ilişkin problemler yaşayan kişilerde bunların şiddetlenmesine neden olabilirken sağlıklı bireylerde de psikolojik sorunların gelişimine zemin hazırlıyor. Depresyon, OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk), Panik Atak, Kaygı Bozukluğu gibi sorunlar bunlar arasında en sık karşılaştıklarımız. Daha önceden psikolojik hastalık teşhisi almış ve buna yönelik olarak ilaç tedavisi almakta olan bireylerde bu dönemde ilaçların kesinlikle aksatılmadan kullanılması gerekiyor. Diğer bireyler ise psikolojik sorunları engellemeye yardımcı önlemler alırken şiddetli sorunlar yaşamaya başlamaları halinde mutlaka profesyonel desteğe başvurmalı.

Evde Kaldığımız Süreçte Nelere Dikkat Edebiliriz?

Pandemi ile birlikte birçok iş yerinin evden çalışma sistemine geçtiği görülüyor. Bu dönemde evden çalışan bireyler, emekliler, ev hanımları, gençler ve evde karantina altında kalma imkanı olan herkes, evdeki zamanını verimli geçirmeye özen gösterebilir, uzun zamandır özledikleri serbest zaman aktivitelerine yönelebilir. Evde yapılabilecek egzersizlerle düzenli bir egzersiz planı oluşturmak hem fizyolojik hem de psikolojik sağlığın korunması açısından oldukça etkili. Egzersiz sonrasında vücutta serotonin adlı mutluluk hormonunun üretiminin artması, psikolojik sorunların önlenmesinde önemli bir etki sağlayacaktır. Bunun yanı sıra kaliteli zaman geçirmek ve ruhu dinlendirmek de önemli. Dinlendirici müzikler dinlemek, kötü düşüncelerden uzak durmak ve iyimser kalmaya çalışmak, salgın sonrasında yapılacak aktiviteleri planlamak, kitap okumak ve hobilere vakit ayırmak psikolojik sağlığı korumanın kilit noktaları arasında yer alıyor.

Beslenme Düzenimiz Bu Süreçte Psikolojimizi Nasıl Etkiler?

Evde karantina altında kalınan süreçte özellikle de stres ve kaygı sorunu şiddetli olan kişilerde yeme davranışlarında bazı değişiklikler görülebiliyor. Bazı bireyler yaşadıkları ruhsal sorunları ve endişelerini bastırabilmek adına sağlıksız besinlerin aşırı tüketimine yönelebiliyor. İstenmeyen kilo artışları yaşanılan sorunlara pişmanlık hissini de ekleyerek psikolojik sorunların şiddetini artırabilir. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Ek olarak evde kalınan süreç boyunca pek çok kişinin çay, kahve, gazlı içecekler gibi kafein barındıran ve nabzı yükselten, uyanıklık hissi oluşturan içecekleri aşırı miktarda tükettiğini görüyoruz. Bu içecekler içerdikleri kafein nedeniyle stres ve endişelerin daha yoğun hissedilmesine neden olabildiğinden mutlaka ölçülü şekilde tüketilmeli. Çözüm olarak kahvenin günde 1-2 fincanla sınırlandırılması, çayın daha açık olarak içilmesi ve sakinleştirici özelliği bulunan bitki çaylarının tercih edilmesi önerilebilir.

İşe Gitmek Zorunda Olanlar Motivasyonlarını Yükseltmek İçin Neler Yapabilir?

Birçok kişi evden çalışma modeline geçmiş olsa da sağlık çalışanları ve hizmet sektöründe çalışanlar başta olmak üzere çok sayıda bireyin bu dönemde işe gitmek zorunda olduğu görülüyor. Bu bireyler hijyeni ve güvenliği ön planda tutarak, mümkün olduğunca sosyal mesafeye dikkat ederek, maske kullanımına özen göstererek öncelikle kendi sağlıklarını, sonrasında evde birlikte yaşadıkları aile bireylerinin sağlığını korumaya odaklanmalı. Gereken tüm önlemleri almış olmak, bireylerde endişeyi önemli ölçüde azaltacaktır. İşverenler de bu dönemde çalışanlarını desteklemeli, iş yerleri için gereken tüm koruyucu ekipmanları temin etmeli ve daha anlayışlı davranmalı.

Pandemi Döneminde Oluşan Psikolojik Sorunlar Salgın Sonrasında da Devam Edecek mi?

Pandemi sürecinin uzaması, bu dönemde ortaya çıkan psikolojik sorunların da şiddetlenmesine neden olabilir. Ruh sağlığını korumak için verilen önerileri dikkate almamak oluşan psikolojik sorunların kalıcı hale gelmesini beraberinde getirebilir. Ek olarak sürecin uzaması, bireylerde söz konusu olan karamsar düşüncelerin pekişmesine de neden olacağından psikolojik sorunları şiddetlendirebilir. Bu nedenle bireyler, bu sürecin geçici bir dönem olduğunu, bir süre sonra biteceğini akıllarından çıkarmamalı. Aile bireylerimiz ve sürekli iletişim halinde olduğumuz sosyal çevremize de bu bağlamda önemli görevler düşüyor. Sürekli olarak birbirimize karamsar düşünceler aktarmak, sohbetlerin tamamen pandemi ve neden olduğu olumsuzluklar üzerinden yürütülmesi ruh sağlığını olumsuz etkilemekten başka bir katkı sağlamayacaktır. Önemli olan, gereken tüm önlemleri almak ve bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatıp sonrasındaki güzel günlere ulaşmaya odaklanmak.

Psikolojik Sorunlar Yaşadığımızı Hissedersek Ne Yapmalıyız?

Pandemi süresince yaşanılan psikolojik olumsuzluklar evde kaliteli zaman geçirmek, beslenmeye özen göstermek ve egzersize vakit ayırmak, sosyal medyaya ve televizyon haberlerine ayrılan süreyi kısıtlamak, hobilere odaklanmak gibi önlemlerin alınması ile büyük ölçüde azalacaktır. Bu önlemlere rağmen yaşadığı kaygıyı, strese bağlı olumsuzlukları ve karamsar düşünceleri aşamayan bireylerin profesyonel destek alması çok önemli. Ruh sağlığına ilişkin sorunlar ertelendikçe şiddetleniyor ve tedavi süreci de uzuyor. Öncelikle bu süreçte yalnız olmadığınızı bilmelisiniz. Stres ve kaygıya bağlı olarak oluşan karamsar düşünceler ve davranış değişiklikleri pandemi sürecinde çok yaygın olarak görülüyor. Önemli olan yaşanılan psikolojik sorunlar günlük yaşamı önemli ölçüde etkilemeye başladıysa psikolojik anlamda profesyonel destek almak için başvurmaktan çekinmemek.

Sosyal izolasyon sürecinde psikolojik desteğe ihtiyaç duymanız halinde evden çıkmadan da destek almanız mümkün. Özel Mediliv Tıp Merkezi olarak Pazar günleri hariç saat 10:00-16:00 saatleri arasında COVID-19 sürecinde yaşanan psikolojik sorunların çözümüne dair ücretsiz danışmanlık hattımızla sizlere destek veriyoruz. 444 4 776 numaralı hattımızdan bize ulaşarak alanında uzman psikologlarımız ile yaşadığınız problemleri karşılıklı olarak konuşup görüşebilir, söz konusu sorunlarınızın hangi boyutta olduğu, yüz yüze psikolog veya psikiyatr desteğine ihtiyacınızın olup olmadığı gibi kafanızda bulunan her türlü sorunu rahatlıkla görüşebilirsiniz. Hasta gizliliğini ön planda tutan uzman ekibimize gönül rahatlığıyla güvenebilirsiniz. Herkese sağlıklı günler dileriz.

İlgili Hekimler